İnsülin Direnci Nedir? Şeker Hastalığı ile İlişkisi Nedir?

Bilgilendirme: Verilen bilgiler genel bilgiler olup kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Lütfen insülin direnci için kan tahlilleriniz ile birlikte tedavi süreciniz için doktorunuza ve beslenmeniz için beslenme uzmanlarına danışmayı unutmayınız! Şeker hastalığına giden yolun başlangıcıdır. Kilo ve diyet önemli bir etkendir.

İnsülin Direnci Hakkında

İnsülin, midenin arkasında bulunan bir organ olan pankreasta üretilen ve metabolizmayı düzenleyen bir hormondur. Direnç kaslar, yağlar ve karaciğerde yer alan hücrelerin insüline doğru şekilde tepki veremediği ve bu sebeple glukozun kullanılamaması durumudur. 

Yağ ve protein metabolizması, kas-iskelet sistemi, üreme sistemi, bağışıklık sistemi ve santral sinir sistemi gibi sistemler insülinle etkileşimlidir. Yemek sonrasında besinlerde bulunan büyük yapılı karbonhidratlar, küçük şekerlere dönüşür. Ardından emilerek kan dolaşımına katılır. Karbonhidratların yapı taşı olan glikoz, kan şekeridir. İnsülin hormonu kan dolaşımındaki glikozun hücreler tarafından alınmasını ve enerji üretimi amacıyla kullanılmasını sağlar. Kan şekeri aşırı yükseldiğinde insülin hormonu fazlalık olan glikozu karaciğer, kas ve yağ dokusu gibi organların depolaması için uyarır. Hastalık durumunda hücre-reseptör defektine bağlı olarak pankreasın ürettiği insülinin kullanılamaz. Hücre glukozu emip enerjiye dönüştürmez.

Sonuçta normal miktarda üretilen insülinin yağ, kas ve karaciğer hücrelerinde gerekli veya yeterli tepkiyi oluşturmaz. Pankreas, kanda artış gösteren glukoz düzeyini dengelemek ve hücrelerde gelişen direnci kırmak amacıyla döngüye düşer. Sürekli olarak fazladan insülin üretir. Bir süre sonra da kan glukoz düzeyine yanıt olacak yeteri kadar insülin salgılamaz. Bu da kan şekerinin yükselmesinin sebebidir.

İnsülin Direnci için Risk Faktörleri Nelerdir?

Sebep genetik faktörler olabildiği gibi çevresel faktörlerde de insülin direncinin oluşmasına ve ilerlemesine katkı sağlayabilmektedir. Bel çevresi yağlanması ve fazla kilo gibi nedenler bu soruna neden olur. Yüksek miktarda işlenmiş basit şeker tüketmek, inflamasyon, hareketsizlik ve bozulmuş bağırsak florası insülin direncinin ana sebepleri oluşturur. İnsülin direncine neden olan ana nedenlerden birisinin kanda bulunan yağ miktarının artmasıdır. İç organlardaki yağlanmanın artması, yani karın bölgesi yağlanma insülin direnci için risk faktörleri arasında yer almaktadır.

İnsülin ve şeker hastalığı ilişkisi

İnsülin Direnci Belirtileri Nelerdir?

Sürekli aç hissediyor musunuz? Her yemekten sonra tatlı isteğiniz var mı? Sık sık canınız tatlı istiyor mu?‘ gibi sorulara cevabınız evet ise ve bunun yanınd konsantrasyon güçlüğü, gece tatlı yeme isteği insülin direnci için vücudunuzun size verdiği bir işaretlerdir.

Bir kişide insülin hormonuna karşı direnç gelişimi sonrasında diyabet (şeker hastalığı) tablosuna benzer şekilde birçok belirti ve bulgu ortaya çıkabilir; İnsülin direncinden kaynaklı kilo vermede zorlanma, kontrolsüz kilo artışı, bel çevresinde giderek genişleme, sık tatlı yeme isteği, yemek sonrası çabuk acıkma, elde ayakta titreme, tatlı krizleri, baygınlık hissi, soğuk terleme ve üşüme, yemeklerden sonra uyku hali, özellikle sabahları yorgunluk hissi, konsantrasyon ve algılama güçlüğü, cilde renk veren pigmentlerin artışından ötürü koltuk altı, kasık ve boyun altında esmerleşme (akantozis nigricans), adet düzensizliği, aşırı tüylenme, karaciğerde yağlanma, vücut direncinde azalma gibi durumlar gözükebilmektedir.

İnsülin Direnci Saptama Süreci

Bireyler, insülin direnci gösterirken genellikle açıktan fark edebilecekleri semptom ya da belirtilere sahip olmayabilirler. İnsülin direncinin varlığını saptamak için kan glukoz seviyelerine bakmak yani kan testi gerekir.

Yine benzeri şekilde insülin direnci sendromunun bir parçası olan yüksek tansiyon, düşük “iyi” kolesterol seviyeleri ve yüksek trigliseritler gibi aşağıda yer alan diğer koşulların kontrol edilmesi için kan tahlilerine\testlerine ve bu test sonuçlara göre kişilerde insülin direnci varsa hekimlerimiz tarafından teşhiş edilmesi gerekmektedir. Lütfen kan tahlilli sonuçlarınız ile birlikte hekimlerimize danışınız!

İnsülin Direncinin Neden Olduğu Sağlık Sorunları

Önemli bir sorundur. Fakat bir hastalık değildir. İnsülin direnci birçok klinik tabloya neden olur. En yaygın formu ve en iyi bilineni tip 2 diabetes mellitus ve metabolik sendromdur. Uzun süren insülin direnci durumunda tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon gelişir.

İnsülin Direncinde Yaşam Tarzı Değişikliği!

İnsülin direnci olan kişilerin dikkat etmesi gereken en önemli şey sağlıklı beslenmektir. Doğru yaklaşımlar ve hayat tarzı değişiklikleri ile insülin direncini ve tip 2 diyabeti önlemek mümkündür. 

Bireyler, çok düşük kalorili diyetlerden uzak durarak özgün doğru bir beslenme tedavisiyle kilo vermelidir. İnsülin direncine özgü mucizevi bir besin yoktur. Genel hatlarıyla sağlıksız yağ çeşitlerine dikkat etmek gerekir. Bunun yanında şeker ve işlenmiş nişastaların tüketimi azaltılmalıdır. Ek olarak sağlıklı beslenmeyi tercih eden bireyler daha fazla sebze, meyve ve kepekli tahıl tüketir. Beslenme uzmanlarının beklentisi 1 hafta içinde tüm alışkanlıklarınızın değişmesi değildir. Süreç uzun olsa bile vazgeçmeden yeni alışkanlıklar edinmek ve sabretmek gerekir. Bu durumda kişinin diyete olan yaklaşımı önemlidir. Kalıcı alışkanlıklar zaman alır. En basitinden günlük su tüketimine dikkat etmek bile bir adımdır. Beslenme programına tat olarak sevdiğiniz tatları dahil etmek, alternatif sağlıklı seçenekler oluşturmak hedefleri kolaylaştıracaktır.

Egzersiz, kan şekerinin düzenlenmesine katkı sağlar. Bu yüzden her gün düzenli olarak egzersiz yapılması insülin direncini kırmak için çok yararlı olacaktır. Günde en az 30 dakika ve haftada ortalama en az 5 gün tempolu yürüyüş gibi fiziksel aktivitelere girmek insülin direncini düşürmek için yeterli olabilmektedir.

Etkin bir yaşam tarzı değişikliği, insülin direnci olan olguların Tip 2 diyabete geçişini %50 oranında azaltabilir. Yaşam tarzı değişikliğinde asıl hedef, kilo kaybının sağlanması ve fiziksel aktivitenin artırılmasıdır. Bireylerde vücut ağırlığının %5-10’u kadar kilo verilmesinin insülin direncini azalttığı gösterilmiştir. Bu doğrultuda insülin direncinin azaltılmasında diyetin bileşimi de önemlidir. Neticede ise beslenmede kan şekerini hızla yükseltmeyece, glisemik indeksi düşük besinlere beslenmede yer vermek önemlidir.

Glisemik İndeks Nedir?

Tüketilen bir besinin kan şekerini yükseltme kapasitesi olarak tanımlayabilirim. Şeker hastalığı için önemli bir metriktir. Glisemik indeksi yüksek besinler, kan şekerini hızlı yükseltir. Yükselen kan şekerini düşürmek için insülin devreye girer. İnsülinin hızla salgılanması da yeniden acıkmaya neden olur. İnsülin direnci olan bireyler, sağlıklı kalmak için glisemik indeksi düşük gıdalarla beslenirler. Peki glisemik indeks nasıl hesaplanır? Bir besinin 50 gram karbonhidrat içeren miktarının sağlıklı bir grup insan tarafından yenilmesi ve sonrasında bu grubun kan şekerindeki değişimlerin izlenmesi sonucunda besinin glisemik indeksi deneysel olarak hesaplanır.

Glisemik İndeks değeri 0-55 arası olan besinler düşük glisemik indeksli,

Glisemik İndeks değeri 56-69 arası olan besinler orta glisemik indeksli,

Değerin 70-100 arası olan besinler yüksek glisemik indeksi sınıfındadır.

Hayatınızın her gününün sağlıklı olmasını, şeker hastalığı ve diğer problemlerin sizlere uzak olmasını dilerim…